Yoldayız sen de geliyor musun? Dedi radyodan bir ses. Geliyorum tabi eşlik edeceğim desem de duymuyordu. Biliyordum bazen sadece yolda olmak iyi geliyor. Yolda olmak, yol olmak. Birilerine yol olmak, kendine yol olmak, kendine yol bulmak. Sonunda direksiyon başına geçiyorum haydi Benek seninle bir yolculuğa çıkalım.
Radyoda bu kızı yeniden büyütmeliyim, farkındayım. Her şeyin farkındayım. Yol benimle ben yoldayım, kendi yolumdayım, kendimi seçiyorum, bırakıp kaçmak da istemiyorum. Güneş öyle güzel ısıtıyor ki omuzlarımı. Bir araca girmesi gerekenden fazla güneş giriyordu. Saçlarım açılıyor çabasızca, esinti tenimde gezdikçe gaza basıyorum, Benek’i yanımda gülümserken görüyorum. Bir dosttan daha fazlası onu mutlu etmeye bayılıyorum.
Kendi arayışımda okuduğum bir yazıyı sesli söylüyorum şimdi. “Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar: ya bir insan yolculuğa çıkar ya da şehre bir yabancı gelir.” Gülümseyerek söylerim her zaman ve çok inanırım bu söze. Benek anlamış gibi bana bakarak gülümsüyor. Sonra tekrar radyoda sevdiğim bir şarkı çalıyor.
Yolda olmak zordur kimine, çoğu zaman keyifli. Bana soracak olursanız zor olduğu dönemdeyim. Arkamdan kovalayan bir yere çarpıp daha uzun ve sonsuz bir yolculuğa çıkmamı bekleyen şahıslar, olaylar ,kimi zaman eski aşkın hayaleti de kovalar. Kendimi bilerek aksiyon olsun diye virajlı yollara soktuğum heyecanlı anlar. İşte budur yolda olmak.
Sıcacık güneş, rüzgarla uçuşan saçlarım, bu yolculuğa eşlikçi seçildiği için minnet duyarak arada kollarımı yalayan Benek. Gök mavi, yol temiz ışık dolu, içimizde kıpırtı gidiyoruz böyle. Nerede duracağımızın, kim olduğumuzun önemsiz gelmesi hissi saniyeler sürer ve bu yolda kim olduğumuzu arar dururuz. Yolu da çekici kılan budur. Benlik yolculuğu, ehliyet ruhsat lütfen diye gülümseyen polis memuru, yanından fırtına gibi geçip gittiğim ağaçlar, insanlar, tramvaylar… Her şey nasılda birbirine bağlı. Bu yolun sonu olmaması da en tutkulusu. Kendimden kendime akmaya devam eden sıcak kıpırtı, yola yeni dökülen asfalt kadar sıcak şimdi. Çıkmaza girmek de günün getirisinden bazen. Yolun bitmemesi, her manzarayı gülümseyerek, şefkatle gözlerimden içeri alıp kendime kaydederek tazeleniyorum. Eşsiz bir rotasız seyyah olmaya bayılıyorum.