Bak şimdi okur arkana yaslan. Ya da hangi kimliğe mensupsan, ünvanın neyse ki bu her neyse, adın sanın, kendini gördüğün biçimin ya da görülme arzun her neyse? Şimdi burada okursun işte. Uzun yoldan geldin, uzun yola gideceksin. Biraz dinlenmelisin. Aslında dinleniyorsan da bir uğrayabilirsin biraz da burada dinlenirsin.

Şimdi burada yalnızca nefese odaklan. Ne çok yanlış alıyorsun nefesini ve veremiyorsun doğruca. Kimi zaman doğru almadığın nefeste boğuyorsun kendini. Ritmik nefes ya da düzensiz nefes buna sen karar veriyorsun.

Biliyor musun sevgili okur aslında diyaframından almıyorsan nefesini doğru nefes alamıyorsun. Böylece doğru kararlar alamıyor, aldığını düzgünce uygulayamıyor, bazen anlamlandıramıyorsun olanları. Çünkü oksijen doğru bir biçimde gitmiyor beyne nasıl etkiliyor öyle değil mi ? Biz insanoğlu aman yaşayalım sadece nefes alalım yaşayalım diyoruz ya öyle değilmiş işte. Yanlış nefes tüm yaşamına mal olabiliyor insanın… Yanlış adımlar, yanlış beslenme, yanlış yollar, yanlış insanlar senin nefes alışkanlığına nasıl bağlı olabiliyor.

Halbuki bir kez geldik şu dünyaya adam akıllı yaşamalıyız ne yaşanacaksa. Doğumdan ölüme kadar bizimle olan şu nefesi hak ettiği gibi alırsan hak ettiğin gibi yaşarsın. Bu araştırıldı ve onaylandı sevgili okur. Dilersen sen de araştırabilir, bakabilir, öğrenebilirsin.  Ben sana birazcık bahsedeyim dilersen. Doğru alırsan nefesi önce uykun dengelenir, hayata daha canlı bakarsın bir güneş gibi. O parlaklık saçından girer önce sonra cildine ve tüm bedenine yayılır. Güzel beslenmek istersin, sağlıklı yersin. Işıldamaya devam edersin. Sevdiklerinde ya da insanlarla iletişimin daha da güzel olur böylece bedenin mutlu sen mutlu. Etrafa güzel cümleler, gülücükler, kahkahalar atmaya başlarsın dengedesindir. Seni iyi edecek insanlar, olaylar, hobiler anında yaşamında belirir bak bunu tek bir nefes yapıyor. İnan bana.

Üzgün ya da kaygılı hissettiğin anlarda bile şifan nefestedir. Kalbinin kaygıyla atışlarını kulaklarında duyduğunda ritminin yoluna girmesi için hemen nefesine odaklanmalısın. Geçti, geçiyor, geçecek. Nefesinle daha neler başarabileceğini gördüğünde kendini daha da güçlü ve yenilmez hissedeceksin.

Ama şimdi arkana yaslan, uzun yoldan geldin uzun yola gideceksin. Biraz dinlenmelisin. Şimdi, burada sen bu satırları okurken hiç nefesine dikkat ettin mi? Nasıl aldın nefesini ve genelde nasıl alıyorsun? İnan ki çok değerli . Bu yazı bunu hatırlatmak, fark ettirmek için yazıldı. Başka bir amacı yok.

Kim bilir kendi hayatında ne yaşıyorsun? Kaygıların neler?  Kendi alanında nasılsın? Hangi kararları almakta zorlanıyorsun? Sadece kendin olduğun için toplumdan uzaklaştırılıyor musun yoksa soyutluyor musun kendini? Ailenle düzenini yeniden kurmaya mı çalışıyorsun yoksa yeni bir aile mi kurmayı planlıyorsun? Çok özlediğin birini yeniden görebilmeyi mi diliyorsun yoksa zaten bir telefon uzağında mı o elin varmıyor, vardırtmıyor musun? İşinle ilgili başarı yakalamak adına koşturuyor musun veya yeni bir işte mutlu olmayı, kendi potansiyelini ortaya çıkartmayı mı hedefliyorsun?  Bunların hepsinin temelinde sevgi, huzur, inanç, istek, heyecan, mutluluk, hüzün, kaygı, üzüntü duyguları barınıyor ve hepsini tek bir nefes alış verişinle dengeye getirebiliyorsun. Deniyor musun? Bugün bu yazı bunu denemen için yazıldı. Canım okur belki sana boş gelebilir bugün seni önemsedim. Her kimsen, nasılsan, neredeysen… Ne olduğu önemli değil. Sen de kendini önemse diye. Bu metni okumak kadar kısa bir anında bunu hatırla diye.

Fakat şimdi dinlen, şimdi oku. Birazdan yine gideceksin. Uzun yola gideceksin gittikçe gideceksin. Yorulursan sonra yine gelirsin, dinlenmek istersin. Nefesini fark etmek istersin, belki yine okursun. Sen okursun.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir