İçimiz bazı duyguları, meseleleri konuşmak için bize geceyi bekletir. O tüm günün çıplaklığı, aydınlığın tam ortasında yaşadıklarımız, hissettiklerimiz, kaygılarımız ya da tüm gün hayalini kurduğumuz o meditasyonumuz için en uygun vakit gecedir kimi zaman. Gündüz de iyidir ama gece… Onun tadı bir başka. Gizlidir, gizemlidir, herkesin sustuğu anda o konuşur, yıldızlar yeryüzüne daha yakınmış gibi gelir, uzanıp sarılabilecek kadar yakın… Eğer yıldız tutkunuysan sen de benim gibi geceyi beklemek daha anlamlı gelir. Gecenin o sıcak kucağında anlatacaklarından, hissedeceklerinden daha önemlidir yıldızları görmek, parladıklarında sanki içinde bir şeyler sürekli hareket ediyormuş hissi gece şunu düşündürtmez mi? Ya biz de yıldız tozuysak, her gece ona kavuşmak aslında kendimizle bir buluşmaysa… Eğer her gece gökyüzünden bir yıldız seçmişsen ve onunla konuşuyorsan belki de o sensindir. İşte gece olunca sahne senin, yıldızların…
Gece, görünmeyeni duymaya cesaret edebilenlerin zamanıdır. Ruhunun apaçıklığı, gündüz bastırdığın her şey gece kucaklar seni, sessizce sarar sarhoş edermiş gibi bir his bırakır ama etmez, yavaşça içindeki aynaya kavuşmanı sağlar. Tam karşındasın kendinin, kendi gözlerine bakıyor, konuştukça kendi sesini daha gür duyuyor, belki usulca kendine sarılıyorsun daha sıkıca. Çünkü bence gün ışığı seninleyken gecede olduğu kadar özgür olamıyorsun, kim bilir… Aynaya baktıkça şöyle kendi etrafında bir döndükçe başlıyorsun anlatmaya. Sevgini, kalbini döküyorsun geceye yıldızlar seni dinliyor, içlerinden bir tanesi belki de sensin unutma, narin davran kendine, her zaman. Gökyüzüne döktüklerin öylece saçılmaz etrafa yıldızlar arasında durur, gece seni dinler öylece bırakmaz seni. Büyülüdür gece hiç düşünmediğin şeyi hissettirebilir şaşırırsın, bir kararında yanılmışsındır gece uyandırır seni belki, yolunu çizdirir süslü yıldızlarıyla rotanı belirler, yalnızca gökyüzüne bakmak istersin belki dümdüz, gecesi gerdanlık şehirler gibi bir şölen sunar sana hayran kalırsın. Çözemedim dediklerini çözersin, olmazları oldurursun, sevgiyi aşkı daha derinden istersin, gece sunar sana hepsini. İçinde bir şiir, bir hikaye vardır ve belki de en çok yeni bir başlangıcın haberi vardır ki gece uyumadan önce neyi düşünürsen belki de yarınında sana gelmek için hazırlanmıştır.
“Yaşamın anlamı gece duyumsanır ve sorgulanır. Kimse bunu öğle yemeği sırasında tartışmaz. Yaşam, gecenin konusudur.” Oradan uzanır Gündüz Vassaf. Bir öğle yemeğinde tartışılmayacak kadar zarif hisler karanlığın şefkatli kucağında, ay şahitliğinde derinleşir. Kalbin içini bilir gibi doğan ay, gece büyür. Büyüdükçe sana yaşamdaki hayallerini, kaybettiklerini, sevdiklerini düşündürür. Bir şarkı çalar, bir hatır düşer akla, bir mesaj gelir içten kalbe yayılır umutsa umut, neşeyse neşe, hüzünse yaşatır onu ay, alıp götürür gün gelmeden huzurla. Gece bir son değil ruhun yeniden doğuşudur. Büyülüdür gece, yıldızlara anlattığın, sen… Gece de sen.

One thought on “Gece de Sen

  1. yeşim gülşen dedi ki:

    Kendimle başbaşa kaldıgım ,kendimi sorguladıgım elbette düşüncelerimi elediğim kendımle muhasebe ettiğim ama hiç umudugumu kaybetmediğim o karanlık gecelerde yıldızlar her zaman karanlıgın içinde bir ışık oldugunu , parıltımı ne kadar karanlıklara bogulsamda yitirmemem gerektıgını , ne olursa olsun o göyüzündeki yıldızlar kadar eşsiz oldugumu her zaman kendıme hatırlatırım.Hayat ve özelliklede gece insanı bence kendi ile bulusturan yol olana eşsiz yollar sunan bir umut kapısıdır .Bilirsin karanlıgın sonunda güneş doğacak ve içinde bulundurdugun güzelliklerle sende her güne yeniden doğacaksın..
    Ve sen de benim ilham kaynaklarımda birisisin .
    Enerjilerimiz ve bulustugumuz o eşsiz noktalarda her zaman ışıltımızı beraber paylasıyor olacagız.
    Bego’ya Sevgiler…..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir